Serbest kalma ucu

Lib right olarak çözüm önerileri...

2020.11.23 16:18 westfalenz Lib right olarak çözüm önerileri...

Öncelikle uzun bir yazı olacak bunu belirteyim. kendini lib-right olarak tanımlayan biri olarak fikirlerimi yazayım. Her türlü tartışmaya ve karşıt fikre tamamen açığım.
Eğitim
Ben üniversite okudum devlet bana is vermek zorunda kafasına karsıyım. İssizlik maası, ücretsiz saglık sigortası da istemiyorum, ücretsiz eğitim ya da kitap istemiyorum. Köklü okullar hariç üniversitelere tamamen ozel ve paralı olmalı hatta. sadece alanında ciddi basarı gösteren öğrencilere üniversiteler burs vermeli, bu konuda kararı sadece üniversiteler devletin baskısından bağımsız bir şekilde bireysel olarak uygulamalı. Yani üniversite eğitiminin nitelikli hale gelmesi üniversiteye girişin sanki ortaokuldan liseye geçiş gibi standart bir halde olmasının önüne geçilmeli. Bunun da en büyük yolu merkeziyetçi sınavları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Sırf oturup cumhuriyet dönemi eser yazar ezberi yaptı diye bi adamın üniversiteye yerleşmemesi gerekiyor. Türkiye'de son yıllarda her ile bir üniversite mottosuyla yayılan üniversite eğitiminin yaygınlasıp değersiz hale gelmesine dur demek şart. Bu konuda devlet, öğrenci, öğrenci ailesi ve okulun yapıldığı yerdeki yerel halk ortaklaşa bir şekilde ülkeye dinamit atıyor. Devlet memnun çünkü üniversite açtık, bölgesel gelişime katkı verdik diye elini güçlendiriyor, öğrenci memnun çünkü ailesinden kopmak için birebir bir fırsat, özgür bir ortam o dönemde gençlerin uzun vadeli problemleri ertelemesine yol açıyor. Aile zaten çocuğum memur olsun, üniversite okumak şart kafasında. Yerel halk desen hangi araziye kaç katlı apartman dikerim daire x kira kafasında. Yok olan ise koskoca bir genç nüfusun hiç uğruna heba edilmesi. Üniversite öğrencisi sayımız korkunç derecede yüksek ve Türkiye'nin bu kadar lisans mezununu istihdam edecek gücü yok. Üniversiteler artık gençlerin işsizlik erteleme aracı olmaktan çıkmalı. Bunun da tek şart üniversiteleri paralı hale getirmek. Üniversiteye gitmenin bir bedeli olmalı. Bir bedeli olmalı ki artık üniversite nitelik kazansın. Başarılı öğrenciler önceki öğrenimlerinin değerin farkına varsın. Bu sayede lise ve ortaokul nitelik kazanır çünkü üniversiteler kendi uygulayacağı yeterlilik sınavları gibi daha önceki öğrenimi de tanıyacak. Eğer ki hiçbir kriteri sağlayamayıp burs ya da herhangi istediği bir bölüme yerleşemeyen kişi varsa Vakıf okullarına katılabilir ya da parasını ödeyerek bu eğitim hizmetini satın alabilir. Nitekim ciddi bir birikimle satın aldığı bir eğitimde bu kişi daha başarılı olacak ve eğitim süreci boyunca çok daha üretken olacaktır. Yüksek öğretime geçerken tanınan onceki öğretim basarısı mesleki eğitim ve liselerin gelismesinin ve eğitim kalitesini arttırmanın tek yolu. İnsanları olabildiğince çabuk bir şekilde ekonomik gelir elde etmesine yönelik politikalar güdülmeli. İşsizlikle mücadelede hedeflenmesi gereken en kalıcı çözüm bireyleri olabildiğince finansal açıdan bağımsız ve üretime katılabileceği şekilde hazırlamak. Ellerine diploma diye Türkiye'de toplam istihdam alanı 5000 i geçmeyen sektörlerde yılda onbinlerce mezun vermek değil... İşadamları daha çok üniversite kurmalı ve piyasanın ihtiyacına göre işleyeceği nitelikli personeli, piyasanın talebine göre dengelemeli. Bu şekilde ancak firmalar istedikleri nitelikte çalışanı yetiştirip dengeli bir kontenjan oranıyla üniversite eğitimini nitelikli hale getirebilir.
Bugün herkesin eleştirdiği market fiyatlarındaki en büyük artısın sebebi de yine memur zihniyetidir. Elinde dededen kalma dönüm dönüm tarlaları olan adamlar bile gidip memur olma pesindeyken o ülkede domatesin fiyatı 15 liraya da cıkar. Git ABD'nin en düşük gelirli eyaletine (mesela Alabama) kapıları cal ve halka domates fiyatı diye sor, adamlar neden bahsettiğini bile anlamazlar cünkü sıfır enflasyon sıfır faiz domates hep aynı fiyattadır. ABD'de en az konusulan koulardan biri tarımdır cünkü zaten GSYIH icindeki payı ve istihdam oranı makinelesme ve teknoloji ile birlikte cok düsüktür. Liberal-kapitalist ekonomi yerine devlete tapıcı memur zihniyetin oldugu yerde neolitik cagdan beri uygulanan tarımı bile beceremeyen topluma dönüsürler . Sonra burda sevimli sevimli gencecik heidi gibi kızların Avusturya'da inek sağdığı videoları atarsın.Evet cünkü o ülkelerde o kız gidip bir üniversite okuyayım da polis olayım, asker olayım ya da belediyede calısayım demiyor. Bunu diyen olursa da bunu yapmak da serbest ama bir bedeli var... Memur tapıcılıgını bırakıp girisimciligin yükseldiği bir ülke şart.
Liyakat
Liyakatın tek temeli sonucunda elde edilebilecek ekonomik kardır. Ancak ucu kar etmeye dokunan bir kurulusta liyakattan bahsedebilirsiniz. Devletin kontrol ettiği her türlü isletme sonucunda liyakatsız secim ve torpile en nihayetinde yozlasmaya ve zarar etmeye mahkumdur. Torpil,kar amacı güden şirkette dönmez. Diyelim ki benim bir özel okulum var ve matematik öğretmenine ihtiyacım var. Ben gidip dış tıcaret mezunu amcamı sırf ben yaparım dediği için o okula koyarsam iki gün sonra veliler kapıya gelir, öğrenciler memnun olmaz, basarı ciddi manada düşer ve benim isletmemi kimse tercih etmez. O zaman gider pasa pasa bu isten anlayan matematik öğretmeni alırım. Cünkü kurdugum isletmenin varlıgını sürdürmesi buna baglı. Devlette ise kim benim varlığımı sürdürmek icin gerekli oy potansiyelini sağlıyorsa onu kayırırım. Zira devlet kurumunda kar olmadığı icin öğrenciler basarısızmıs, pi de sondan 3. olmus ülke benim umrumda bile olmaz cünkü kafamdakı en büyük hedef koltugumu korumak olur. Bir güzel benim partime üye adamı kayırır yerlestirir yıllarca beslerim. Bir tane de 1 ay tarih videosu izleyerek yaptıgı ezberle gecinilebilen bir sınav koyarım ki bakın sonucta sınav var diye kılıf uydurayım. Liyakatı ben sağlayacağım diyen her türlü siyasi olusuma karsıyım.
Hayatımda hicbir zaman devlet hastanesinde diş bile çektirmedim, zaten cektiremiyoruz da. 6 ay sonraya gün veren hastaneler dolu memleket. Devletin bedavaya sağlayacağı bir hizmetten fayda bekleyen zihniyete karşıyım.
Ozel sektor desteklenmelidir, bu zorunluluktur. Ekonomik olarak right-wing olmayıp da gelişebilen bir ülke yoktur dünyada. Ozel sektörün büyümesi ve küresellesmesi sarttır. Üretimin yegane saglayıcısı ozel sektördür. Devletin üretimle ya da istihdamla işi yoktur. Kontrol mekanizması olarak devrede olmalıdır. ABD gösterdi ki güclü özel sektör yüksek üretim, yüksek üretim güçlü bir GSYIH, bu da mal ve hizmetlerin ucuzlasması ve yaygınlasması, herkesin alabileceği seviyede olması demek. Devlet yardımı değil, kendi emeğimle sağladığım yüksek alım gücü istiyorum. Bunun da tek koşulu ülkede küresel piyasada etkili olan ve katma değer üreten, rekabetçi bir özel sektör... Özel sektör istihdam sağlar, rekabetçi piyasada devamlılığını sağlayabilmek için ihtiyacı olan personele yüksek rakamlar öder, istihdam sağlar ve devletin sırtındaki kamu maliyeti yükünü alır. Devlet de bunun sonucunda bireyin önündeki en önemli engel olan vergileri düşürür. productivity artar.
Türkiye'de özel sektör güçsüz. bü yüzden sartları genel olarak olumlu değil. Bunun nedeni kapitalizmin kötü olması değil, Türkiye'deki serbest piyasanın ve özel sektörün yeterince güclü olmaması ve desteklenmemesi. Alım gücünün düsük olmasının sebebi emege gösterilen talebin az olmasıdır... Üretim olabildiğince arttırtılmalıdır ki bunun sonucunda emege ihtiyac duyulsun ve emek değerlensin. Özel sektörde calısan insanın ikinci sınıf vatandas muamalesi görmesine karsıyım. Kendi kendini istihdam edebilen vatandaşın kazancından kesilen vergilerle maasını ödediği kamu personeli tarafından hor görülmesine karşıyım. İnsanların üzerindeki devlet memurluğunun tek kurtulus olduğu yönündeki zihniyete karsıyım. Türkiye'dek sirketler Amerikan şirketleriyle karsılastırıldıgında mahalle bakkaliyesi gibi kalıyor. Bu kurumların size tatmin edici bir ücret ve iyi calısma kosullarını sağlayamaması bunu yapabilecek piyasanın olmamasından kaynaklanıyor. Ülkede özel sektörde calısan ve isverenin kosulları iyileştirilmelidir.
Sadece ve sadece bireyin ekonomik gelişimini ana hedef noktası yapan,liberal bir oluşumun taraftarıyım. Model olarak aldığım ülke ise ABD.
Dipnot: kabaca 600 usd kazanan lisans mezunu ve mesleki yeteneginden doğan emek sonucu elde ettiği gelir ve akıl sermayesi dışında hicbir sekilde baska geliri olmayan biri
submitted by westfalenz to svihs [link] [comments]